Salı, Kasım 22, 2005

Beyoğlu Tarumar!


Büyükşehehir Belediyesi bir süredir Beyoğlu'nda altyapı çalışmaları yapıyor. Güzel dokusu ve bambaşka havası ile Beyoğlu şimdi savaş alanına dönmüş durumda. Kışın bastırması ile birlikte çamur deryası haline gelen sokaklardan yürümek işkenceye dönüştü. Aynı anda bir çok yerde çalışma yapan ekipler açtıkları kazı alanlarını kapatırken geriye çamur ve pislik bırakıyor. Zira bütün yaz, yani Istanbul'un boşaldığı, sokakların çamur deryası olmayacağı aylarda yapılmayan çalışmalar kış bastırınca hangi akla hizmet alelacele canhıraş yapılmaya başlandı, anlaşılır gibi değil. Acaba bütçede kalan bir miktar parayı bitirmek için mi bu alelacele plansız programsız uğraş?


Mis sokakta yerdeki çevrenin dokusuna uygun taşların yerine kaba-saba, eski doku ile hiç uymayan çirkin parke taşlar döşeniyor. Estetik duygusundan ve planlama kabiliyetinden uzak bu ani hummalı çalışmayı neye borçlu olduklarını Beyoğlu'lular bilmiyorlar.


Mizah dünyası yeni bir dergi ile tanışıyor. Küstah 17 Kasımda çıktı. Yazarları GırGır efsanesinin mimarı Oğuz Aral'ın elinde yetişen mizahçılar. Çizerler arasında Mehmet Ersoy, İrfan Sayar, Şükrü Yavuz, arkadaşım Derya Sayın ve daha bir çok değerli sanatçı var.

İyi şanslar Küstah dergi.
http://www.kustah.com.tr/

Erguvan Kapısı - Oya Baydar

En son okuduğum kitap. İlk sayfalarında hissedilen masalsı havası sonradan türk filmlerini anımsatan basit ve klişe diyaloglar ile bozulan, ardından son yıllarda bu ülkenin gördüğü (ya da görmezden geldiği) en büyük insan katliamına değinen ama yaşamları, konuşmaları, kararları, duyguları karikatürize kukla roman tiplemeleri ile okuyucuya sıkıntı-umutsuzluk ve üzüntü den başka pek bir şey vermeyen yine de okunmasını tavsiye edebileceğim en azından yazımında belli ki büyük emek ve bilgi harcanmış bir kitap.

Stats